Apple, 2017 yılında çıkış yapan iPhone SE modelini “vintage” ürünler listesine ekledi. iPhone SE (2017) artık resmi Apple desteği almayacak.
ensonhaber.com
Apple’a göre, bir ürün 5 yıldan daha uzun ve 7 yıldan daha kısa bir süre önce satış için dağıtımı durdurulduğunda vintage (eski) ürün listesine ekleniyor.
Apple, 2017 yılında çıkış yapan iPhone SE modelinin artık “eski” bir ürün olduğunu resmen onayladı ve telefonu “vintage” listesine ekledi.
2017 iPhone SE artık destek alamayacak
Apple, eski ürünler için tüm donanım hizmetlerini durduruyor ve servis sağlayıcılar eski ürünler için parça sipariş edemiyor. Bu nedenle iPhone SE (2027), artık Apple’dan hiçbir destek alamayacak.
iPhone SE ilk olarak üst düzey iPhone’lara daha ucuz bir alternatif olarak tanıtıldı. Akıllı telefon, 2018 yılına kadar satıldı, bu da en son piyasaya sürülmesinin üzerinden beş yıl geçtiği anlamına geliyor.
iPhone SE; artık iPhone 4 (8GB), iPhone 5, iPhone 5S, iPhone 6, iPhone 6 Plus, iPhone 6s (32GB) ve iPhone 6s Plus (32GB) ile birlikte “eski” sayılan sekiz Apple akıllı telefonundan biri.
Beşiktaş – Fenerbahçe derbisinde sakatlığı nedeniyle forma giyemeyecek isimler belli oldu.
ensonhaber.com
Süper Lig’in 15. haftasında Beşiktaş evinde Fenerbahçe’yi ağırlayacak.
Ligin zirvesini derinden etkileyen mücadele öncesi taraftarlar iki takımın da oyuncularının son durumunu merak ediyor.
Siyah-beyazlılar bir açıklama yayınlayarak en az 4 oyuncunun kadroda olmayacağını belirtirken Colley’in ise durumunun maç günü belli olacağını duyurdu.
“Kemik ödemi…”
Siyah beyazlı kulüpten yapılana açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
Futbolcumuz Omar Colley’in yapılan MR görüntülemesinde sağ dizinde kapsüler gerilme ve kısıtlı alanda kemik ödemi tespit edilmiştir. Tedavisine başlanan Colley’in Fenerbahçe maçının kadrosunda bulunup bulunmayacağına maç günü karar verilecektir.
3 oyuncu kesin yok
Beşiktaş’ta sakatlıkları bulunan 3 oyuncunun Fenerbahçe derbisi öncesi son durumu da belli oldu.
Siyah beyazlı takımda Valentin Rosier, Milot Rashica ve Arthur Masuaku Fenerbahçe ile oynanacak derbide forma giyemeyeceği açıklandı.
Fenerbahçe’de Djiku döndü
Konuk ekip Fenerbahçe’de ise sakatlardan güzel haberler gelse de Lincoln ve Luan Peres gibi sakatlığı nedeniyle kadroya kaydedilmeyen oyuncuların dışında 3 isim derbide oynayamayacak.
Orta sahada Zajc ve Crespo’nun yanı sıra devreyi kapatan Becao da dev maçta forma giyemeyecek isimler arasında yer aldı.
Savunmanın bel kemiği Djiku’nun ise takımla birlikte çalıştığı, görev verilmesi halinde forma giyeceği duyuruldu.
Henüz 9 ay önce büyük bir deprem felaketi yaşayan Hataylı çocuklar okullarında teneffüsteyken tam okulun karşısında kontrollü yıkım yapıldı. Çocukların yaşadığı travmanın üzerinden bu kadar kısa süre geçmişken bu konunun dikkate alınmaması tepki çekti.
DHA
Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin ardından, etkilenen illerde ihya çalışmaları devam ediyor.
Bir yandan hazarlı binalar yıkılırken bir yandan projeleri tamamlanan alanlarda inşaatlar başlıyor.
Yıkım çalışmalarının en yoğun şekilde devam ettiği illerden biri de Hatay…
İskenderun ilçesindeki Dumlupınar Mahallesi’ndeki Atatürk İlkokulu’nun yanındaki 6 katlı apartman da ağır hasar alan yapılardan biriydi.
Binanın yıkımı için bugün gerekli hazırlıklar tamamlandı.
Saniyeler içinde yerle bir oldu
Vinçle yıkılan bina saniyeler içinde yan yatıp çökerek yerle bir oldu.
Oluşan toz bulutu ve etrafa saçılan parçalar, bu sırada bahçede olan çocukları tedirgin etti.
Türkiye’den yılın 11 aylık döneminde yapılan hamsi ihracatı, yüzde 20 artarak 12 milyon 202 bin 980 dolara ulaştı.
AA
Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Türkiye’den 11 ayda 2 bin 479 ton hamsi ihraç edildiğini söyledi.
Söz konusu dış satımdan 12 milyon 202 bin 980 dolar gelir sağlandığını belirten Gürdoğan, bu rakamın, 10 milyon 129 bin 431 dolar gelir elde edilen geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 arttığını ifade etti.
25 ülkede alıcı buldu
Gürdoğan, hamsinin bu dönem 25 ülkede alıcı bulduğunu vurgulayarak, “Fransa, Belçika ve Almanya en fazla ihracat yapılan 3 ülke oldu. Fransa’ya bu dönem 4 milyon 361 bin 360, Belçika’ya 3 milyon 745 bin 655 ve Almanya’ya 1 milyon 91 bin 724 dolarlık hamsi satıldı.” dedi.
İhracatın daha da artması bekleniyor
Geçen yılın aynı döneminden farklı Özbekistan, Irak, Moldova, Malezya ve Somali’ye de bu dönem hamsi ihraç edildiğini kaydeden Gürdoğan, havaların soğumasına bağlı hamsinin bollaşmasıyla ilerleyen günlerde ihracatın daha da artmasını beklediklerini sözlerine ekledi.
Rize’de katıldığı icazet töreninde İsrail’in Gazze katliamına değinen Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Müslümanların zulüm nerenden gelirse gelsin karşı çıkmaları gerektiğini söyledi.
DHA
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ‘653 Hafız için İcazet Merasimi’ programı için Rize’ye geldi.
Rize Yenişehir Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen törene Erbaş’ın yanı sıra Vali İhsan Selim Baydaş, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, Rize Müftüsü Naci Çakmak ve hafızların aileleri katıldı.
Program Kur’an-i Kerim tilaveti ile başlayıp açılış konuşmaları ile devam etti.
“Kalbimizle, dualarımızla mazlumların yanında olacağız”
Açılış konuşmasında kürsüden hafızlara seslenen Ali Erbaş, “Kur’an-ı Kerim geldiği zamanlarda; dünyada büyük bir zulüm vardı, büyük bir karanlık vardı, büyük bir cehalet vardı. O gün Kur’an ile bu cehaletin bu zalimliğin ortadan kaldırılması emredilmiştir. Peki bugün yok mu? Bugün zulüm yok mu? O günden bin beteri bugün var.
İşte hemen gözümüzün önünde Gazze’de, Filistin’de masum çocuklar, bebekler, günyüzü görmemiş bebek, kadınlar, yaşlılar, silahsız insanlar zalim işgalci İsrail tarafından katlediliyor. Bunu biz görüyoruz.
İşte bugün İslam’ın adalet anlayışıyla İslam’ın zalimlerin karşısında durma emriyle mazlumların yanında yer almamız ifade eden ayetler ve hadislerle bugün hep beraber bizler Müslümanlar olarak zulüm nerede varsa onun karşısına çıkmak zorundayız.
Bugün Gazze’de zulüm var. Biz o zalimlerin karşısındayız. Elimizle yapmamız gerekeni elimizle yapacağız, dilimizle yapmamız gerekeni dilimizle söylemekten asla çekinmeyeceğiz.
Kalbimizle, dualarımızla mazlumların yanında olacağız. İşte sizler bugün buraya gelirken ellerinizle Filistin bayrağıyla geldiniz. Kalbinizin üzerinde Filistin bayrağını temsil eden kurdeleler var. Kalbimizle, gönlümüzle elimizle, dilimizle yapmamız gerekenin en iyisini yapmaya gayret ediyoruz” dedi.
“Hafızlarımızın bizim için değeri büyük”
Konuşmasında hafızlara nasihatlerde bulunan Erbaş, “Siz bizim için çok önemlisiniz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nda, Milli Eğitim Bakanlığı’nda, hem ilahiyat fakültelerinde, İslami ilimler fakültelerinde, hafızlarımızın bizim için değeri büyük. Onun için gayret edin. Değerli kardeşlerim, çalışın. İnsana ancak ve ancak çalıştığının karşılığı vardır. Çalışın bu merhaleleri imtihanlara girerek atlayın ve ülkemize İslam alemine en büyük şekilde hizmet eden ortamlarda sizler olun” diye konuştu.
Program, hafızlara icazet belgelerinin verilmesiyle sona erdi.
35 yaşındaki oğlunu trafik kazasında kaybeden acılı anne Cennet Deniz, “Bizim gecemiz gündüzümüz belli değil, adalet yerini bulsun. Benim oğlum toprak oldu ama o da cezasını alsın. Biz kafamızı yastığa koyamıyoruz” dedi.
İHA
Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Lara Caddesi’nde Tarık Deniz, yolun karşısına geçerken B.S. idaresindeki
otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti.
Alkollü ve hızlı olan sürücü 3 gün sonra polise teslim olurken, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, 36. Asliye Ceza
Mahkemesi tarafından kabul edildi ve Burak S.’nin, ’taksirle ölüme neden olma’
suçundan 6 yıla kadar hapsi istendi.
Anne “kara adaletli değil” dedi
Geçen günlerde Antalya 36’ncı Asliye Ceza
Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya katılmayan, talimat ile ifadesini gönderen
B.S. hakkında tutuklama için yakalama kararı çıkartıldı. Ankara’da bir
şantiyede çalışan B.S., Gölbaşı Adliyesi’ne giderek teslim oldu ve ifadesinin
ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Emekli polis memuru baba Cuma ve anne
Cennet Deniz ise kararın kendileri için adaletli olmadığını belirtti.
“6 aylık süre bize 6 yıl gibi geldi”
Kazanın ardından şüphelinin adli kontroller dışarıda
dolaştığını belirten Cuma Deniz, “Buna kaza değil cinayet diyoruz. Alkol
alıp direksiyon başına geçiyorsunuz, son sürat gidip oğlumun ölümüne neden
oluyor ve kaza yerinden kaçıyorsunuz. 3 gün sonra alkolün etkisi geçtikten
sonra teslim oluyorsun ve ardından serbest bırakılıyorsun. Benim evladım
gitmiş, öldürülmüş. Bir baba ne yaparsa ben onları yaptım. Bu şahıs dışarıda
çalışıyor. Benim oğlum toprağın altında yatıyor, bu adam çalışıyor. Bizim
halimize bak, sakalımız saçımız uzamış, yemeden içmeden kesilmişiz, hayata
küsmüşüz.
Ama bu şahsa hiç gel git diyen yok. Biz burada 6 aylık süre bize 6
yıl gibi geldi. Bütün delilleri mahkemeye sunduk. 36. Asliye Ceza Mahkemesi’nde
yargılandı, tutuklamasına karar verildi. Bu şahsın cinayetten Ağır Ceza
Mahkemesi’nde yargılanmasını istiyoruz” dedi.
“18 yıl ceza talebi”
Oğlunun ölümüne neden olan kazanın normal bir trafik kazası
olmadığının altını çizen Deniz, “Bu şahsın 24 yılla yargılanmasını, en az
18 yıl ceza almasını talep ediyoruz. Asliyeden çıkıp ağır cezada yargılansın.
Bu tutukluluk hali bizim için kum tanesi gibi. Bu şahsın ilk günden
tutuklanması gerekirdi. Bu karar bizi mutlu etmedi. Normal bir kaza değil. 18
yıl ceza istiyoruz, bunu ben değil kanun söylüyor. Aşağıda bir ceza olursa bu
işin peşini bırakmayacağım, her mahkemeye gideceğim. Biz ölüyüz ölü. Oğlumun
mezarına iyi bir haber olmadığı için gidemiyorum. Oğlum, şahıs gerekli cezayı
aldı diyemiyorum. Adaletin yerini bulması gerekir” diye konuştu.
“Yatağı boş kaldı”
Oğlunun dolabındaki kıyafetlerini koklayarak, “Annen
kurban olsun sana cennet kokulum, annem kurban olurum sana, her şey yarım kaldı
annem” diyerek ağlayan anne Cennet Deniz, “Bizim gecemiz gündüzümüz
belli değil, adalet yerini bulsun. Benim oğlum toprak oldu ama o da cezasını
alsın. Biz kafamızı yastığa koyamıyoruz. Odasına giremiyorum. Yatağı boş
kaldı” ifadelerini kullandı.
Yeni yılın ilk günü çalışanlar ve öğrenciler açısından merak konusu oluyor. Bu kapsamda “1 Ocak tatil mi” sorusu gündemde yer alıyor. Peki, 1 Ocak 2024 tatil mi? 1 Ocak Pazartesi iş ve okul var mı? İşte detaylar…
ensonhaber.com
2024 yılı resmi tatil günleri çoktan belli oldu.
Yeni yıla sayılı günler kala gözler yılbaşı tatiline çevrildi.
2023 yılının ilk günü olan 1 Ocak için aramalar hız kazandı.
Yılbaşı kutlaması yapacak olanlar “1 Ocak 2024 resmi tatil mi” sorusuna yanıt arıyor.
Peki bu yıl 1 Ocak hangi güne denk gelecek? 1 Ocak 2024 resmi tatil mi? Okullar kapalı mı? İşte detaylar…
1 Ocak 2024 tatil mi?
Resmi tatil takvimine göre her yıl yeni yılın ilk günü resmi tatil oluyor.
Buna göre, 2024 yılında da 1 Ocak Pazartesi resmi tatil olacak.
Mimar ve yazar Büke Uras’ın Büyükada’nın siyasi ve sosyal tarihiyle kendine özgü uluslararası kimliğini ele alan kitabı Büyükada: Moris Danon Koleksiyonu, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlandı.
ensonhaber.com
Büyükada tarihi, kahramanlar ya da askeri dehalar tarafından ortaya konmaz. Tersine, tarihine yön verenler sürgünler, muhalifler ve kaybedenlerdir. İstanbul’un yanı başındaki konumu, Ada’yı tarih boyunca pek çok kez dünya sahnesine çıkarmıştır. İmparatorluk başkentiyle kurduğu simbiyotik ilişki, Ada’yı merkez alan önemli tarihsel olayları sıklaştırır.
Türkçe, İngilizce ve Türkçe koleksiyoner nüshası olmak üzere üç bağımsız edisyon halinde yayınlanan kitap, Büyükadalı Moris Danon’un koleksiyonundaki Ada’ya ait nadir ve zengin görsel belgelemeden yola çıkarak hazırlandı.
Böylece sakin bir balıkçı yerleşimi kimliğinden sıyrılarak ideal bir sürgün yerine, aktif siyasetten dışlananların zorunlu ya da gönüllü ikametgâhına, dolayısıyla da bir muhalefet alanına evrilmiş ve bu niteliğini yüzlerce yıl sürdürmüştür.
Büyükada’nın yükselişi, Osmanlı İmparatorluğu’nun gerilemesi ve küresel egemenlik arayışında meydana gelen dramatik tükenişle eş zamanlıdır. Yaşanan büyük kültürel ve demografik değişikliklere rağmen, Osmanlı modernleşmesinin 19. yüzyılın ortalarından itibaren göz alıcı yansıması ve vitrini olmuştur.
Sayfa: 400
Yaşanan toplumsal çalkantılar
Kırım Savaşı’ndan 1930’lara kadar yaşanan toplumsal çalkantılara, sonuna gelindiği herkesçe malum değerler sistemiyle geleceğin bilinmezliği karşısında duyulan endişelere ve yaşanan gerilimlerle ihtilaflara inat bir huzur ve keyif mekânı görüntüsü verir. Sürgünlerin önce varış, sonra çıkış noktası olmuştur.
Moris Danon tarafından bir araya getirilen, büyük kısmı 19. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın ikinci çeyreğine uzanan fotoğraflar, el yazmaları, ithaflı ilk baskılar gibi farklı parçaların ortak noktası Büyükada’ya ait olmalarıdır.
Adanın cazibesi
Ada’nın cazibesini merkeze alan gündelik yaşam görüntüleri, fiziki ayrışmışlığı sayesinde devlet kontrolünden ve resmi protokolden görece bağımsız, ayrıcalıklı bir dünyanın müşterek belleğini yansıtır.
Büyük ölçüde Adasız yazılmış kent tarihini telafi etme denemesinden ibaret olan Büyükada: Moris Danon Koleksiyonu, yüzyıllar, imparatorluklar, milletler ve en önemlisi insanlar arasındaki ilişkileri şaşırtıcı biçimde yeniden tanımlama gücündeki Ada ruhunu anlamak ve anlatmak amacıyla yazılmış.